Depreme dayanıklı yapı üretim sürecine girdi veren temel faktörlerden birisi de yapı malzemeleridir. Yapı malzemelerinin özellikleri ve uygulama koşulları yapının dayanıklılığını doğrudan etkilemektedir. Bu nedenle, yapının ve yapı malzemelerinin üretim ve uygulama süreçlerinde yapılan yanlışlık ve/veya eksiklikler, yapıların zaman içinde ve farklı etkiler karşısında önemli ölçüde hasar görmesine hatta yıkılmasına neden olmaktadır.
Yapı üretim sürecinde uygun nitelikte bir malzeme kullanılması kadar; zaman içinde malzemenin bozularak performansını kaybetmemesinin sağlanması da önemlidir.
Bu bağlamda, malzemenin zaman içinde bozulmasına neden olan temel etkenlerden birisinin nem/su/rutubet olduğu söylenebilir. Yapıların ömrünü ve dayanıklılığını olumsuz yönde etkileyen nem/su/rutubet, aynı zamanda insan sağlığının ve konfor koşullarının bozulmasına da neden olur.
Nem/su yapı elemanlarını farklı yollarla etkiler:
- Atmosfer etkileri ve tesisat arızaları nedeniyle meydana gelen ıslanma ve nemlenme (dış duvarlar, çatı kaplamaları, ıslak mekan döşemeleri, balkonlar, korkuluklar, derzler, köprüler, vb. bu tür nemden etkilenir)
- Su, basınçlı su ve kapilarite nedeniyle ıslanma (temeller, bodrum duvarları, zemine oturan döşemeler, deniz içi iskeleler, zemin içinde yer alan tesisat boruları bu tür nemlenmenin etkisi altındadır)
Havada bulunan su buharı ve higrotermik olaylar nedeniyle oluşan nemlenme (iki farklı sıcaklıktaki ortamlar arasında yer alan duvarlarda, teras çatılarda, döşemelerde yoğuşma, terleme ve çiyleşme nedeniyle oluşan bir nemlenme söz konusudur)
Yapı elemanlarına nüfuz eden su; çelik elemanları ve betonarme yapıların taşıyıcı kısımlarındaki donatıları korozyona uğratarak binanın yük taşıma kapasitesinin azalmasına neden olur.
Bu olgu, deprem açısından irdelendiği zaman; korozyonun önlenmesinin, yapının dayanıklılığı üzerinde ne denli etkili olduğu görülür. Bilindiği gibi; metal ve metal alaşımlarının kimyasal ve elektrokimyasal özellikleri ve bulundukları ortamın etkisi ile süreye bağlı olarak iç yapısal özelliklerinin bozulması, tahrip olması korozyon olarak tanımlanabilir. Korozyon olayı sonucunda metaller metalik özelliklerini, dirençlerini ve dayanıklılıklarını kaybeder.
Yukarıda da ifade edildiği gibi; korozyon olayı çeşitli nedenler ve ortamlar içinde değişik şekillerde ortaya çıkmaktadır. Farklı ortamlarda meydana gelen korozyon olayı aynı karakterde olmakla beraber; değişik ortamlarda metal yüzeyine oksijeninin difüzyon hızı farklı olduğundan, korozyon hızı ve etkisi de farklıdır. Bu nedenle, korozyon etkisi altında bulunan yapı elemanlarının hizmet ömrünün saptanması işlemlerinde ortam özelliklerinin
dikkate alınması gerekir. Bu bağlamda, yapı elemanlarında korozyona neden olan faktörler aşağıdaki gibi ele alınabilir:
- Kuru bir ortam içinde ve normal sıcaklıkta korozyon söz konusu olamaz. % 40 rölatif rutubet altında da korozyonun hızı çok yavaştır. Buna karşın, ortamdaki rutubet oranının kritik bir değere gelmesiyle korozyonun hızı artar.
- İki farklı sıcaklık seviyesinde bulunan ortamlar arasında yer alan yapı elemanları yoğuşma nedeniyle de nemlenmektedir. Özellikle, yapı kabuğunda konumlanan duvar, döşeme, çatı gibi yapı elemanlarının higroskopik özelliklerine bağlı olarak nem elemanın kesitinde yoğuşabilmektedir. Bu nedenle, yoğuşma etkisinin, çiyleşme veya terleme olaylarının ortadan kaldırılması gerekmekte,ısı ve buhar yalıtımı korozyonun önlenebilmesi için önem taşımaktadır.
- Dış atmosferik olaylara maruz yapı elemanları havada bulunan gazların da etkisi altındadır.
Kükürt oksit (SO2) konsantrasyonları, denizden gelen klorür iyonları korozif etki yapar. Bu etkilerin yapı malzemesine zarar vermesi önlenmelidir.
- Farklı sıcaklıklarda korozyon hızının değişik değerler aldığı bilinmektedir. Örneğin çok yüksek sıcaklıkta, metal yüzeyindeki rutubet tabakası süratle kuruduğu için ve düşük sıcaklıkta katı hale gelmiş olan su elektrolit özelliğini kaybettiği için, korozyon olayı devam etmez. Bu nedenle, korozyonun oluşumunda iklimsel koşullar da rol oynar.
Yukarıda dikkate alınan ölçütler doğrultusunda, yapıların içinde bulundukları ortamın rutubet dereceleri, denize yakınlık mesafeleri ve endüstriyel olarak kirlenme olasılıkları, sıcaklık faktörü korozyon hızı üzerinde rol oynar. Kentsel, kırsal, endüstriyel ortamlarda ve deniz atmosferinde bulunan yapıların zaman içinde performansını kaybetmemesi için koruyucu önlemlerin alınması gerekir.
Korozyonu önlemede kullanılan yöntemler çok çeşitli olmakla beraber; yapı elemanlarının korozyon etkisinden korunması amacıyla boyalar ve kaplamalar ile su/nem ve ısı yalıtımının doğru biçimde yapılması, ayrıca bina dış kabuğunda yer alan bileşenlerin sıvanarak korunması, tüm yöntemlerde kullanılan malzemelerin doğru biçimde kullanılması gereklidir.
Kaynak: Yalıtım